|
|
|
Sağlığınız ile ilgili aradığınız tüm bilgiler |
Sağlık Bilgileri Arama Motoru
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
Dünyanın kalbi ‘yetmiyor’
Tedavi edilmediği takdirde yaşam kalitesini ileri
derecede bozan ve ölümcül olabilen kalp yetmezliğinin
görülme sıklığı giderek artıyor. Öyle ki ABD’de 5 milyon
kalp yetmezliği vakası bulunuyor. Türkiye’de ise rakamın
1 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor.
Kalbin vücudun metabolik ihtiyacını
karşılayabilecek yeterli miktarda kanı pompalayamaması
olarak tanımlanan kalp yetmezliği, çabuk yorulma ve
nefes darlığıyla kendini gösteriyor ve tedavi
edilmediğinde ölümcül olabiliyor.
Mevcut veriler önümüzdeki 20 yıllık dönemde kalp
yetmezliğinin bütün dünyada bir pandemi yani salgın
haline gelebileceğini düşündürüyor. Öyle ki ABD’de
yaklaşık 5 milyon, Türkiye’de ise 1 milyon kalp
yetmezliği hastası bulunuyor, ilerleyen yaşla birlikte
bu sayı hızla artıyor.
BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi
Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, hastalığın en sık görülen
belirtilerini çabuk yorulma, nefes darlığı, böbreklerin
vücutta su ve tuz tutmasına bağlı ödem, kilo alma, kalp
atımlarının hızlı ve düzensiz olması ve dolgunluk hissi
olduğunu söylüyor. Bazı hastalarda çok ileri evrelere
kadar belirtilerin görülmeyebileceğinin altını çizen
Prof. Çiçek şöyle devam ediyor:
4 EVREDE DEĞERLENDİRİLİYOR
“Kalp yetmezliği genellikle yavaş gelişen, kronik, uzun
süreli bir durum olup vücutta sıvı birikimiyle birlikte
olduğu zaman konjestif kalp yetmezliği olarak
adlandırılır. Kalp yetmezliği kalp kasında harabiyete
yol açabilen veya kalp kasının aşırı çalışması ve
yüklenmesine yol açabilen çeşitli hastalıklara bağlı
olarak ortaya çıkabilir. En sık görülen nedenler koroner
arter hastalıkları, yüksek tansiyon, kardiyomiyopati
denilen kalp kası hastalıkları, kalp kapak hastalıkları,
doğumsal kalp bozuklukları ve kronik böbrek
hastalıklarıdır.”
2001 yılında Amerikan Kardiyoloji derneğince yapılan bir
sınıflamaya göre kalp yetmezliği evre A ile evre D
arasında olan dört evrede değerlendiriliyor. Evre A kalp
yetmezliği gelişme riskinin yüksek olduğu hasta grubunu
yani hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı,
ailesinde kardiyomiyopati olan ve kalp üzerine toksik
etkili ilaç kullanan hastaları kapsıyor.
ERKEN EVREDE TEDAVİSİ KOLAY
Prof. Çiçek, hastalığın tedavisi ile ilgili ise şu
bilgileri veriyor: “Kalp yetmezliği tedavisi öncelikle
tanının konulması ve problemin analizi ile başlar. İlk
evrelerde risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, ilaç
tedavisi ve beslenmenin düzenlenmesi ve yaşam biçimi
değişiklikleri önerilir. Beslenmenin tedavide önemli bir
yeri vardır ve tuz alımının kısıtlanması, lifli ve
potasyumdan zengin besinlerin tüketilmesi, rafine şeker,
doymuş yağlar ve kolesterolün kısıtlanması, alkol
tüketiminin kontrol altına alınması ve sigaranın
bırakılması gereklidir.”
GEÇ KALINIRSA AMELİYAT KAÇINILMAZ
“Daha ileri evrelerde altta yatan nedene yönelik cerrahi
girişimler (koroner by-pass ameliyatı, kapak
ameliyatları vb) önerilebilir. Kardiyak resenkronizasyon
veya biventriküler kalp pilleri, ICD denilen
defibrillator uygulaması; ventriküler restorasyon
ameliyatları, geçici kalp destek cihazları ve son
aşamada kalp nakline kadar giden farklı tedavi
alternatifleri vardır.”
Prof. Çiçek’e göre, bu kadar geniş tedavi alternatifleri
olan ancak tedavisiz bırakıldığı takdirde yaşam
kalitesini ileri derecede bozan ve ölümcül olan kalp
yetmezliğinin tedavisi bir takım işi:
“Bu takımın en önemli üyesi de hastalarımızdır.
Kardiyolog, kalp cerrahı, hemşire, diyetisyen,
fizyoterapist, eczacı ve psikologlardan oluşan kalp
yetmezliği ekibi kalp yetmezlikli hastaların takip ve
tedavisinde rol almakta ve hastalarımız için en uygun
tedavi yöntemini belirleyerek uygulamaktadır.”
Diğer Makaleler
|