|
|
|
Sağlığınız ile ilgili aradığınız tüm bilgiler |
Sağlık Bilgileri Arama Motoru
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
‘Kalp’ten korunma önerileri
Daha
uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenin anahtarı, yaşam
biçiminizde yapacağınız küçük değişikliklerde saklı.
Sağlıklı bir
yaşam sürmek isteyen kalp hastalarının yakınlarına büyük
görevler düştüğünü ifade eden Memorial Hastanesi Kalp ve
Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez,
kalp hastalıklarından korunma yollarını anlattı.
SAĞLIKLI
BESLENİN! Kalp sağlığınız için en kolay yollardan biri sağlıklı
yiyecekleri tüketmektir. Kolesterolünüzü gerekli
seviyeye düşürmek ve kalp hastalıklarından korunmak için
tereyağı, iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan uzak
durun. Zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü, soya gibi bitkisel
yağları tercih edin. Kırmızı eti mümkün olduğunca
yemeyin. Et tercihleriniz balık, hindi, tavuk olsun. Son
zamanlarda devekuşu eti de artık piyasada mevcuttur ve
önerilmektedir. Beslenmenizde, fasulye, mercimek,
bezelye gibi kolesterolsüz protein kaynaklarına yer
verin. Yağsız veya az yağlı, süt ve süt ürünleri
tüketin. Konsantre süt, karaciğer, işkembe gibi
sakatatlardan; sosis, sucuk, salam gibi gıdalardan uzak
durun.
Sebze ve meyveler, hem lif hem de vitamin ve mineral
kaynakları açısından çok zengin besinlerdir. Düşük
kalorili olan sebze ve meyveler ayrıca kalp
hastalıklarına karşı koruyucu maddeler içerirler. Bu
nedenle mümkünse günde 5 porsiyon sebze ve meyve
tüketmeye özen gösterin. Beslenmenizde beyaz un yerine
işlenmemiş buğday unu (kepekli) tercih edin. Örneğin
seçimleriniz kepekli makarna, kepekli pirinç olabilir.
Porsiyonlarınızın dengeli olmasına dikkat edin.
Diyet-sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlanması
gerektiğini unutmayın. Köfte-pilavdan başka yemek
yemeyen çocuklarınıza bamya, fasulye, salata, meyve
yemesini öğretin. Çocuklarınızı fast food-hamburgerden
uzak tutun. Unutmayın, 60 yaşında kalp hastası olduktan
sonra diyet yapmak kalp ağrısını geçirmez!
BEL
ÖLÇÜNÜZE DİKKAT EDİN! Yağların karın çevresinde toplanmasının özellikle
kalp-damar hastalığı riskini arttırdığını ve bel
çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimi
geçmemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Fazla
kilolarınızdan kurtulmaya çalışın. Bunun için öğün
aralarında atıştırmalara, hızlı yemek yemeğe son verin.
Yavaş ve istikrarlı kilo vermenin daha sağlıklı ve
kalıcı olduğunu unutmayın. Kilo kaybı sağlıklı bir yaşam
için ilk adımdır. Kilo vermek; kan basıncını, kan
şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azaltır.
MENOPOZU GECİKTİRİN!
Östrojen hormonu kadınları damar sertliğine karşı korur.
Ancak menopozla birlikte östrojen hormonu ortadan
kalktığı için kadınlarda anormal bir damar sertliği
süreci başlar. Bu nedenle kadın hastalıkları
uzmanlarının menopozu geciktirmek için tedavi uygulaması
gerekmektedir. Her ne kadar bu hormonun meme kanseri
riskini arttırdığına ilişkin tartışmalar olsa da,
yapılan çalışmalar bu ihtimalin küçük olduğunu
gösteriyor. İstatistiklere göre kanser olma riski ile
koroner kalp hastalığı riski karşılaştırıldığında,
kanser riski çok düşüktür. Araştırmalara göre,
Amerika’da her yıl 250 bin kadın koroner kalp
hastalığından yaşamını kaybediyor. Meme kanserinden
ölenlerin sayısı ise 45 bin civarındadır. Kısacası
koroner kalp hastalığında risk daha büyük. Ayrıca
östrojen tedavisi sırasında 6 ayda bir mamografi
çektirerek östrojen hormonu takviyesinin olumsuz
etkilerine karşı önlem alınabilir.
DÜZENLİ SPOR YAPIN STRESTEN UZAK DURUN!
Tembellik (sedanter hayat) ve aşırı stresten uzak durun.
Düzenli egzersiz kalp hastalıkları ve kalp krizinden
sizi korur. Kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı
güçlendirir. Ancak 35 yaşından sonra yoğun efor
gerektiren bir spora başlayacaksanız, gizli kalp
hastalığı riskine karşı mutlaka iyi bir kalp
kontrolünden geçin. Egzersizin en ideali uzun
yürüyüşlerdir. Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılması
için 5 kilometreyi 45 dakikada tempolu şekilde yürüyün.
Egzersizler sırasında ara vermeyin, kesintili yaptığınız
yürüyüşün kalp sağlığınıza olumlu bir katkısı olmaz.
Efor sırasında göğüs ağrısı, halsizlik, kramp, nefes
darlığı gibi şikayetlerle karşılaşırsanız egzersize
derhal ara verin.
İŞİNİZDE SINIRLARINIZI ZORLAMAYIN! İş ve meslek konusunda hiçbir zaman beceri ve
olanaklarınızı zorlamayın. Özellikle aile şirketlerinde
kalp krizi sorunuyla sık karşılaşılır. Zengin ailelerin
çocukları yurt dışında çok iyi eğitim alırlar ve genç
yaşta şirketin üst düzeyde yönetimine getirilirler.
Ancak mesleki deneyimi olmadığı için bu kişi kendisini
sürekli ailesine kanıtlama çabası içine girer ve stres
altında kendisini zorlar. En nihayetinde de omuzlarına
yüklenen ağır sorumluluk bu kişinin önce ülser, sonra
kolit olmasına, en son da kalp krizi geçirmesine neden
olur. Bunun toplumumuzda çok örneği vardır.Bu nedenle
çocuklarınıza hazır olmadıkları sorumlulukları vermeyin.
SAĞLIĞINIZI KONTROL ALTINDA TUTUN! Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, şişmansanız,
diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara
kullanıyorsanız 30, değilseniz 40 yaşından sonra şu
testleri yaptırın: Total kolesterol, HDL (iyi huylu
kolesterol), LDL (kötü huylu kolesterol), tigliserid ve
kan şekeri. Kan yağları dışında düzenli olarak yüksek
tansiyonunuzu ölçtürün. Koroner kalp hastalığından
korunmak için hekim tavsiyesiyle birinci guruptakiler
30, ikinci guruptakiler 40 yaşından sonra günde 100 mg
aspirin almalıdır.
PSİKOLOJİK DESTEK ALIN! Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili
sorunlarınızı bir Liyezon Psikiyatri uzmanı ile görüşün.
Liyezon Psikiyatri uzmanı, organik bir hastalığın (kalp
hastalıpınızın) psikolojiniz üzerinde yaptığı
bozuklukları inceler.
ACELECİ OLMAYIN! Kendinizle, yaşamla, ailenizle, eşinizle, dostlarınızla
barışık olun. Çok çabuk karar veren, hızlı hızlı
konuşan, merdivenleri birkaç basamak birden çıkmaya
çalışan, sabırsız biriyseniz (A tipi kişilik)
yavaşlayın. A tipi kişilikte kandaki adrenalin seviyesi
çok yükselir, bu da spazma neden olur. Riskinizi
azaltmak için daha yumuşak, sakin hareket eden, huzurlu
biri olmaya özen gösterin.
ALKOLÜ SINIRLANDIRIN! Kalbiniz için alkol yararlıdır demiyoruz. Fakat eğer
içki içecekseniz tercihiniz yararlı kolesterolü
yükselttiği bilinen kırmızı şaraptan yana olsun (günde
bir su bardağı). Fakat kırmızı şarap içmiyorsanız içinde
kalbi koruyucu maddeler içeren üzümü çekirdekleriyle
birlikte yiyebilirsiniz. Üzüm çekirdeği toz ve kapsül
olarak satılmaktadır.
KALBİNİZ YORGUNSA...
-
Sigara içmeyin, sigara içilen ortamda bile
bulunmayın.
-
Düzenli olarak bir kardiyoloji uzmanının kontrolünde
olun
-
Tedaviniz ilaç, balon-stent veya ameliyat olabilir,
hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem
sonuçlarını doktorunuzla tartışın.
-
Abartılmış fizik aktivitelerden kaçının, bir kardiyak
rehabilitasyon programına başlayın.
-
Seks konusunda sevgilinizi değil eşinizi, otel odasını
değil evinizi tercih edin. Seksin kalbe herhangi bir
zararı yok. Ancak koroner kalp veya kapak hastasıysanız
ya da kalp yetmezliğiniz varsa seks yapmanızda bir
sakınca olabilir. Bu nedenle gerekli önlemleri aldıktan
sonra seks yapmalısınız. Kalbinize iyi gelen seks değil
aşık olmaktır, yani sevmektir. Aşık olunca mutluluk
hormonu olan endorfin salgılanır. Bu hormon adrenalinin
aksine kalbe iyi gelir. Önce eşinize ve çocuklarınıza,
sonra mesleğinize, sonra ülkenize aşık olun. Kalbinize
iyi gelecektir. Birçok kez konuşulduğu gibi haftada şu
kadar seks yapmak kalbe iyi gelir şeklinde tavsiyeler
sakıncalıdır.
-
Devamlı kullanmanız gereken ilaçlarınızı ihmal etmeyin,
özellikle yüksek tansiyon ilaçlarınızın yedeğini
bulundurun.
-
Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek tahlil
raporunda yazan normal sınırının altında tutun. By-pass
ameliyatı olmuşsanız her yıl bir efor testi, 5 yıl sonra
bir kontrol anjiyosu yaptırın. Bu, hem yapılan by-pass’ları
hem de diğer damarlarınızın durumunu gösterrcektir.
-
Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği
durumlarda mutlaka ilaç kullanın. Bu ilaçların bazı yan
etkileri olabilir ama bir kardiyolog kontrolünde
uygulanması sorunu çözer,
-
Aile ve sosyal yaşamınızı bir kez daha gözden geçirip
hayatınızdaki olumsuzlukları en aza indirin.
-
Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın. Kalp
hastaları genellikle 3 aşamalı bir süreçten geçer.
Özellikle gençler hasta olduklarını öğrendiklerinde bunu
reddetme eğilimindedir. Bir süre sonra göğüslerine gelen
ağrılar onlara hastalıklarını kabul ettirir. Hastaların
2’nci döneminde ciddi bir suçlama dönemi başlar. Önce
eş, akrabalar sonra patron, meslek, ülke hastalıktan
sorumlu tutulur. Bunun ardından suçlama bir anda
kendisine döner:”Ben iyi bir insan değilim, kendime iyi
bakamadım ve Tanrı beni cezalandırdı.” Hastalığın 3’üncü
döneminde hasta tedavi edilir, iyi bir stent ya da by-pass
yapılır. Ama buna rağmen depresyon dönemi başlar.
Hastada “Yarım adam oldum, tamamen iyileşebilecek
miyim?” gibi kaygılar olur. Bu durumda bir liyezon
psikiyatri uzmanından yardım almak uygun olur.
AİLENİZDE KALP HASTASI VARSA...
-
Hiçbir
zaman yakınınızı (eşinizi-babanızı) hasta olduğu için
suçlamayın.
-
Tetkik
ve tedavinin her aşamasında onu destekleyin, teşvik
edin.
-
Hastalığın
oluşmasında kendinizi de hatalı buluyorsanız, bunu
abartılı şekilde telafi etme telaşına girmeyin.
-
Onun
hastalığını hep aklınızda tutun, fakat ona unutturmaya
çalışın.
-
Cinsel
konularda olabilecek yetersizlik veya isteksizliklerde
anlayışlı davranın.
-
Diyetin
bir aile programı olması gerektiğini aklınızdan
çıkarmayın.
-
Eşinizin
ilaçlarını ve kontrol günlerini yakından takip etmenizin
ona yaşama sarılma ve güven duygusu vereceğini
unutmayın.
-
Bu
hastalığın ekip çalışmasıyla, yani eş, çocuk, kardeş,
yakın arkadaşla daha kolay yenileceğine inanın.
-
Eşinize
yardımcı olmak için sizde sigara içmeyin ve sağlıklı
beslenin.
-
Hastanızla
iyi bir iletişim kuramıyorsanız bir liyezon psikiyatri
uzmanından yardım isteyin.
Diğer Makaleler
|