|
|
|
Sağlığınız ile ilgili aradığınız tüm bilgiler |
Sağlık Bilgileri Arama Motoru
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
Yaşlılarda ‘izole sistolik hipertansiyon’a dikkat
Kardiyolog Prof. Dr. Ahmet Oktay, sadece büyük
tansiyonun yüksek, küçük tansiyonun normal veya düşük
kalması olarak tanımlanan izole sistolik
hipertansiyonun, özellikle yaşlılarda karşılarına
çıktığını söyledi.
Kardiyolog Prof. Dr. Ahmet Oktay, sadece
büyük tansiyonun 14’ün üzerinde, buna karşın küçük
tansiyonun normal veya düşüklüğünün sık görülen bir
durum olduğunu kaydetti.
Bu hastaların kalp yetersizliği ve kardiyovasküler
komplikasyonlar bakımından yüksek risk altında olduğunu
belirten Prof. Dr. Ahmet Oktay, ” izole sistolik
hipertansiyon hastalarının kontrollu ilaçla tedavi
çalışmalarında, büyük kan basıncının aşağıya çekilmesi
ile inme, kalp krizi, kalp yetersizliği gibi risklerde
anlamlı bir azalma sağlanabildiği tartışma götürmeyecek
şekilde kanıtlanmıştır” dedi.
Sadece büyük(sistolik) kan basıncının (tansiyon) yüksek
olması, küçük (diyastolik) kan basıncının normal veya
düşük olması mümkün müdür?
Gerçekten de sadece büyük tansiyonun yüksek olması (140
mm Hg’nın, ya da halk arasında bilindiği şekilde 14’ün
üzerinde), buna karşın küçük tansiyonun normal veya
düşük kalması (90 mm Hg’nın (9’un) altında) pek de nadir
görülmeyen bir durumdur. Hekimlerin “izole sistolik
hipertansiyon” olarak isimlendirdikleri bu durum,
özellikle yaşlılarda karşımıza çıkmaktadır. Bu tip
hipertansiyonun kansızlık, tiroid bezinin fazla
çalışması gibi bazı nadir nedenleri söz konusuysa da,
izole sistolik hipertansiyon hemen daima kalpten çıkan
ana atar damarın(aortun) ve onun ana dallarının yaş ve
damar sertliğine bağlı olarak sertleşmesi sonucu ortaya
çıkmaktadır. Sertleşen damar duvarı kanın
pompalanmasıyla beklendiği oranda esneyip
genişleyemeyeceğinden damar içindeki kan basıncı
yükselmek zorunda kalmaktadır. Esasında büyük kan
basıncı hem kadınlarda, hem de erkeklerde yaşla sürekli
bir artış eğilimindeyken, küçük kan basıncı her iki
cinsiyette de 55-60 yaşlarından itibaren azalma eğilimi
gösterir. Böylece yaşlılarda hipertansiyon sıklıkla
sadece büyük tansiyonun yüksekliği şeklinde ortaya
çıkar.
Yalnızca büyük kan basıncının yüksek olması(izole
sistolik hipertansiyon), hem büyük hem de küçük kan
basıncının yüksek olması kadar tehlikeli veya kalp-damar
hastalıklarını tetikleme açısından riskli midir?
Topluca değerlendirilen gözlemsel çalışma sonuçlarına
göre hem büyük, hem de küçük kan basıncının
yükselmesinin birbirinden bağımsız olarak ve benzer
şekilde inme ve kalp krizine bağlı ölüm riskini
artırdığı bilinmektedir. Özellikle yaşlılarda yapılmış
gözlemsel çalışmalarda ise, ilginç olarak riskin büyük
kan basıncının artmasıyla doğru orantılı olarak arttığı,
buna karşın küçük kan basıncı ile ters orantılı olduğu
(yani küçük kan basıncının azalması ile riskin arttığı)
belirlenmiştir. Sonuç olarak, sadece büyük kan basıncı
yüksekliği, küçük kan basıncının yüksekliği kadar
olumsuz ve riskli bir durumdur. Sevindirici olarak,
sadece büyük kan basıncı yüksek olanlarda (izole
sistolik hipertansiyon hastaları) kontrollu ilaçla
tedavi çalışmalarında, büyük kan basıncının aşağıya
çekilmesi ile inme, kalp krizi, kalp yetersizliği gibi
risklerde anlamlı bir azalma sağlanabildiği tartışma
götürmeyecek şekilde kanıtlanmıştır.
Yalnızca büyük kan basıncı yüksek olan yaşlı kişilerde
küçük kan basıncının fazlaca düşük olması kalp-damar
hastalıkları açısından daha yüksek bir risk getirir mi?
Kanıtlar çok güvenilir olmamakla birlikte elimizdeki
gözlemsel veriler yaşlı hipertansiyon hastaları
grubunda, küçük tansiyon değeri düştükçe riskin, yani
olumsuz sonuçların ortaya çıkması ihtimalinin arttığına
işaret etmektedir. Bir başka ifade tarzıyla büyük kan
basıncıyla küçük kan basıncı arasındaki fark ne kadar
genişlemişse veya açılmışsa, kişinin riski o oranda
artmakta gibi gözükmektedir. Farklı bir anlatımla büyük
kan basıncı yüksek, ancak küçük kan basıncı düşük(60 mm
Hg’dan (6’dan) düşük) yaşlı hipertansiyonlular özellikle
yüksek risk taşıyan bir grubu temsil etmektedirler. Son
yıllarda ortaya konmuş bu husus, sadece büyük kan
basıncı yüksekliği olan hastaların tedavisinde bazı
sorun ve kuşkuların da kaynağı olmaktadır.
Sadece büyük kan basıncı yüksek olanlarda, tedavi ile
hem büyük kan basıncı, hem de küçük kan basıncını
düşürmenin bir olumsuzluğu(zararı) söz konusu mudur?
Hipertansiyon konusunun iyi cavaplandırılamamış
hususlarından biri de bu sorundur. Teorik olarak ve de
bazı gözlemsel çalışmalara bakarak, özellikle koroner
kalp hastalığı bulunanlarda küçük kan basıncının 60 mm
Hg’nın (6’nın) altına çekilmesinin kalp krizi ve ölüm
riskini artırabileceği söylenebilir. Ancak izole
sistolik hipertansiyon hastalarında yapılan kontrollu
ilaç çalışmaları küçük kan basıncının çok düşürülmesinin
kalp krizi olaylarını artırdığını gösterememiştir. Bu
bulgular çok sevindirici olmakla beraber, bazı nadir
olgularda küçük kan basıncının çok düşürülmesinin
olumsuz etkileri söz konusu olabilir. Bu çekinceye
rağmen, izole sistolik hipertansiyonlu hastalarda ilaç
tedavisinin kalp krizi riskini azaltmak da dahil olmak
üzere genel yararlarının çalışmalarda gayet net olarak
ortaya konmuş olması son derecede önemlidir. Bu nedenle,
izole sistolik hipertansiyonun tedavisinde, küçük
tansiyonu fazla düşürmenin bazı sakıncaları olabileceği
akılda tutulmakla beraber, büyük tansiyonun normal
sınırlara çekilmesi için azami çaba sarfedilmelidir. Hem
hekim, hem de hasta açısından zor olan, hatta bazen
olanak dışı bulunan, büyük kan basıncını normal
değerlere çekerken küçük kan basıncının aşırı düşmesine
meydan vermemektir.
Diğer Makaleler
|